Yazdır PDF

Kaç Türlü Sarhoşluk Var?

Sarhoşluk dört türlüdür, derler; sarhoşları bu dört sınıf içinde toplarlar.

Diyelim ki, sen İmad'sın, senin davan Allahyı görmek bahsidir. Sen tomruk koltuğunda zavallı tutsak. Nasıl lâyık görürsün ki, bir derviş bu babdaki âyeti tefsir etsin de Musa, Allahyı gördü diyebilsin? Yani Musa o baygınlık halinde belki Allah’ı göremedi, ama Kuran'da «Mutlaka göremedi,» demiyor. Yani Musa o durumda senden daha yetersizdi. Bu hal nasıl oluyor? Ve ben diyebilirim ki, Musa o baygınlık hali içinde Allahyı gördü. O, niçin sana gelsin, sen niçin ona gelesin. O, âlimdir, vaizdir, araştırıcıdır. Ben ise Şeyhim, olgun kişiyim. Onun bilgisi onun için pek yetersiz bir hünerdir. O, doğrudan doğruya Hakkı aramaktadır. Sen ise tezvirde, sahtecilikte Şeyhsin. Dünyayı isteyen, tekkeyi bekleyen, armağan kabul eden bir insansın. Halbuki o bütün bunlardan el çekmiştir. Hele şu saatte, sen îmad sayılırsın. Çünkü ondan sözler aktarıyorsun.
Yazdır PDF

Muhyiddin-i Arabî'den Fahreddin Râzî'ye mektup

Şeyh Muhyiddin İbn-i Arabî’nin, Rey hatîbinin oğlu İmam Fahreddin Râzî’ye yazmış olduğu risâle:

Bismillâhirrahmânirrahîm…
Her şeye yeten Allâh’a hamd olsun!
Salât ve selâm, onun seçtiği bütün peygamberlerin üzerine olsun!
Benim Allâh yolundaki dostum Fahreddin Muhammed Râzî’ye de selâm olsun ve Allâh onun himmetini yüceltsin!

Bundan sonra:
Senin için biz, kendinden başka tanrı olmayan Allâh’a övgüde bulunuruz (seni Allâh’a medhederiz).
Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurur:
“Biriniz kardeşini severse, bunu ona bildirsin: «Ben seni seviyorum.» desin!”
Zâten yüce Allâh da:
“Birbirinize hakkı/gerçeği tavsiye ediniz” (el-Asr, 3) buyurmaktadır.
Ben, senin bazı telif eserlerine ve (bu eserlerde) yüce Allâh’ın, seni tahayyül kudreti ve mükemmel düşünce bakımından desteklediğine vâkıf oldum.
Nefs, ne zaman sadece bedeninin taleplerinden lezzet ve haz almaya başlarsa ilâhî cömertlik ve mevhibenin (ilâhî bağışların) tadını alamaz. Böylece yalnız ayakları altından beslenen gâfil kimselerden olur. Fakat esaslı bir adam, üstten beslenendir. Allâh Teâlâ’nın buyurduğu gibi:
“Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kur’ân’ı lâyıkıyla tatbik etselerdi, her yönden (hem ayakları altındakinden/yeryüzünden hem de yukarıdan/göklerden) nimete ermiş olurlardı…” (el-Mâide, 66)
Yazdır PDF

Varlığın Mertebeleri

Çeviren
Vildan Yalsızuçanlar


Ebediyet ve imkan
Alemlerin çokluğu öğretisini doğru kavrayabilmek için en temel kavrama dönmeliyiz : sonsuzluk. “Sonsuzluk” ifadesini asla sınırı olmayan için kullanmaktayız. Bu terimi kimi sınırlara mağlup olmayan ama kimi sınırlara bağlı olan her şey için kullanamayız. Böylece mekan sınırsız dahi olsa her zaman mekan olarak kalacaktır yani onu tanımlayan ilkelere tabidir. Diğer bütün imkanlar onu sınırlar yani tümimkan anlamında sonsuz değildir. Salt tümimkan hiçbir imkan tarafından sınırlanmış değildir ve gerçek sonsuzdur. Bitimli bir imkan sınırsızsa eğer, sonsuzluktan söz etmekteyiz. Örneğin sonsuz bir sayı sıralaması veya uçsuz bucaksız bir imkan gibi. Ebediyet gerçek sonsuzluğun bir görünümüdür ve sonsuz zaman olarak anlaşılmamalıdır. Matematiksel ebediyetten de söz etmemeli…Bilakis matematiksel sonsuzluktan söz edilebilir çünkü nicelik alanında sınırlıdır. Sonsuz olan sonu olanın bir uzatması ya da genişlemesidir. Sonsuz olan sonludan ileri geldiğini ve aslında onun içinde bulunduğunu özellikle sayıların sırasından görebilir: sınırı onu gözden kaybedecekmiş kadar ertelenmiş olsa da, sınır daima mevcuttur. Sayı hiçbir zaman nicelik dışına çıkamaz ve gerçek sonsuz olamaz. Çok olan az olandan çıkamaz tıpkı sonsuz olanın sonu olandan çıkamadığı gibi.
Yazdır PDF

Onulmaz Dertlerin Dermanı

“Her gönülün ayrı ayrı gizli bir mihmanı var
Karına eller erişmez bir azim ummanı var

Kim nazar kılmak yaraşmaz bende-i Rahman’a kim
Her kulun kalbinde bin gencine-i pinhanı var

Kiminin zahirde dışı kara veli içi ak
Kimi ak yüz meğer içinde büyük isyanı var

Kimi dost ne olduğun bilmez heman suzdur
Kiminin yarinin iydine bu can kurbanı var

Kiminin taht-ı dilinde div ü şeytan eğleşir
Kimi izzetle oturtmuş bir ulu sultanı var

Sen yürü dildar yoluna sür Hulusi yüzünü
Hiç onulmaz dertlerin ol yaride dermanı var”


Gönül kelimesi Türkçemize hastır, hiçbir dünya dilinde tam karşılığı ve benzeri yoktur. Yürek, kalp ve benzeri kavramlara rastlarız diğer dillerde ama ‘gönül’e tesadüf edemeyiz.
Burası sadece bedenin merkezi değil, aynı zamanda ruhun, giderek dünyanın ve alemlerin merkezidir. Yeryüzünde İlahi Merkez Kabe, insanda kalptir.
İnsan (insan-ı hakiki, insan-ı kamil, Adem-i hakiki, insan-ı kadim) alemlerin kalbidir, merkezidir. Kalp de insanın merkezidir.

Yazdır PDF

Ruhta olanlar

Küçük bir dere yolunu kaybediyor
Ve daha anlamadan olup biteni
Kuruyup gidiyor çölde

Kan ter içinde koşuyor atlet
Ama göğüsleyeceği ip de koşuyor
On adım ilerde

1986
Yazdır PDF

Alemin nuru Muhammed

Hasretinden yandı bağrım hiç görür müyüm seni
Umarım Hak divanında yad eyleyesin beni
Sana cömert gani derler mürvet ey keremkanı

Alemin nuru Muhammed
Mürvet ya Ali mürvet

Sana benzer bulamadım şu cihan-ı vahdette
Göster mah-ı cemalini kalmayayım hasrette
İsmini zikreden kullar mahrum kalmaz ahrette

Alemin nuru Muhammed
Mürüvvet ya Ali mürvet

Sayfa 14 / 23

GeliNler MihRabı

‘Tat Twam Asi’*

Bir kitap: Minima Moralia / Sakatlanmış 
Yaşamdan Yansımalar. Theodor W. Adorno. 
Çev: Orhan Koçak, Ahmet Doğukan 
Metis Yayınları.

Yazarımıza bakılacak olursa, saflığını yitirmeyen
Ve dönüp, orta halli zekâları avlamak için
Saflığı yem olarak kullanmayan tek akıllı,
Tek namuslu kimse kalmamış yeryüzünde.
Yirminci yüzyıl burjuva uygarlığı, buymuş!

Kimsenin kimseye inanmadığı,
Herkesin her şeyin içyüzünü bildiği,
Ama yine de kimsenin oyundan çekilmeyi
Göze alamadığı bir dünya.
Yani her şey sahte ve kof. Ve herkes sahtekâr!
Bunun mantıkî sonucu olarak da,
Aslında herkes aptal, herkes mankafa! Devamını oku...Bağlantısı  

Kim var, kim yok?

Şu anda 8 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

{}. . . Bugün4
{}. . . Dün24
{}. . . Bu hafta92
{}. . . Bu ay48
{}. . . Hepisi8514

(C) Düşün Seli
İçerik Tıklama Görünümü : 70260
RSS
Düşün SeLi